Her öğrencinin ilgisi, okuma hızı ve kitapla kurduğu ilişki farklıdır.
Bu nedenle öğrenciden sürekli aynı tür kitapları okumasını beklemek yerine, kendi ilgisini keşfetmesine fırsat vermek daha değerli olabilir.
Örneğin öğrenci:
Bir hikâyeden hoşlanabilir.
Başka bir öğrenci bilim ve teknolojiyle ilgilenebilir.
Bir başkası biyografi okumayı sevebilir.
Bir diğeri mizah veya macera kitaplarıyla okumaya başlayabilir.
Buradaki amaç öğrenciyi “iyi kitap” okumaya zorlamak değil;
okumayla olumlu bir ilişki kurmasını sağlamak.
Bunun için öğretmen;
Öğrencinin ilgi alanını keşfedebilir.
Kitap seçimine öğrenciyi dahil edebilir.
Okuma süresinden çok okuma deneyimine odaklanabilir.
Okuduğu kitap hakkında konuşma fırsatı oluşturabilir.
Öğrencinin farklı türleri denemesine izin verebilir.
Kitabı yalnızca sınav ve ödev aracı hâline getirmemeye çalışabilir.
Çünkü bazen öğrencinin ihtiyacı daha fazla kitap değil,
doğru kitapla karşılaşmaktır.




Yorumlar